Suriye-Türkmenlerini Çaresiz ve karamsar gördüm

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Her bayram olduğu gibi geçtiğimiz Kurban bayramında da Yayladağı kampındaki akrabalarımla bayramlaşmaya gittim. Akrabalarımı hiç bu kadar karamsar, çaresiz görmedim. Çok üzüldüm. Üç yıla yakın 6mkarelik yerde yaşam savaşı vermelerine şükreden bu insanlar, artık gözlerinde, yüreklerinde sezgilerinde, bir şeylerin olacağı korkusu adeta içlerine sinmiş durumda gördüm.

bayırbucakbayırbucakbölgesi

Belki de haklılar. Son gelişmeler, son olaylar kendilerini de etkilemiş. Türkmenler son zamanlara kadar, hatta halen Suriye’nin bütünlüğünün olacağına inanıyor. Öylede istiyorlar. O umutla yaşıyorlardı. Tek istekleri Esad idaresinin sona ermesi sonucunda yapılacak seçimle, insan onuruna yakışır bir düzen kurulması idi. Bu yeni oluşacak veya kurulacak devlet içinde Türkmen varlığının da kabul edildiği, kendilerini temsil edenlerce idare edilecek bir yapının oluşması tek amaçları ve istekleri idi. Kendilerine ait ayrı bir toprak, özerklik gibi bir istekleri yoktu.( Burada hemen belirtmekten geçemeyeceğim bu toprak veya özerklik istememe konusu beklide bir eksikliktir. Belki de bir şeyler istenmediği için Türkmenler ciddiye alınmıyor. Diye düşünüyorum.)

Bu çaresiz, karamsarlık içine niçin düştüklerini sorduğumda;

“ Artık Suriye’nin tekparça olarak kalmayacağını, parçalara ayrılacağını, aralarına sızan İhvan-ı Müslim, PYD, El kaide ve El Nusra gibi örgütlerin gelip kendilerinin kafalarını karıştırdıklarını” bu sonuç karşısında kendileri de ”çaresiz kaldıklarını, bu guruplarla birlik olma gibi bir duruma düştüklerini, bu sonuçların neler olacağını düşündükçe üzüldüklerini” söylediklerinde; Bende çok etkilendim çok üzüldüm. Boğazıma bir şeylerin düğümlendiğini, yeniden bir mücadelenin, hem ide zorlu bir uğraşın içine girilmesi gerektiğini düşünerek, konuşulanları dinlerken bile inanın bir ton sopa yemiş gibi kendimi yorgun hissettim.

Benim Türkmen kardeşlerim, ne kadar karamsarlığa ve çaresiz bir durumda kendilerini görmelerinde haklılar. Çünkü: Yukarıda harita üzerinde Suriye topraklarında değişik bölgelerde yaşayan 4-4,5 milyon Türkmenlerin bulundukları yerlerde özgür olmaları, insanca yaşamaları çok zor. Hatta mümkün değil. İlla ki bulunduğu iki tarafındaki guruba karışacak. Ya Arap’la olacak. Ya Kürt’le olacak. Ya da Nusayri ile olacak. Böylece yeni bir kazanın içine girecek. Bu kazanın şeklini alacak. Alamazsa aldıracaklar. Devamlı bir mücadele olacak. Sonucunda da: Ölüm, eziyet, işkence, ayrılık ve hasret acısı sürüp gidecek. Kısacası kendi toprağında esir, hasret acısı içinde kalacak. Bunu gören Türkmenler gerçekten gelecekten karamsar, bu konu hakkında kendilerine olumlu bilgi verilmediği ve en azından umutlandırılmadığı içinde çaresiz durumdadırlar.

Sonuç olarak: Yetkililere konuyu duyuruyorum. Bu durumda Devletin A,B, hatta C planlarının yoksa hazırlanmalı, bu insanlara yeni bir umut, yeni bir yaşama heyecanı verilmeli ki, üzerlerindeki karamsarlık kalksın. Olumsuz görüş ve propagandalara inanmasın. Hoşça kalın sağlıklı kalın.

Not: Gelecek yazımda alınacak tedbirler ve yeni politikalar hakkında görüşümü yazmaya çalışacağım

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir