Terörizme karşı daha fazla demokrasi

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Terör ya da terörizm; siyasal, dinsel ve/veya ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla sivillere, resmi yerel ve genel yönetimlere yönelik baskı, yıldırma ve her türlü şiddet içeren yolun kullanımıdır. Terör uygulayan organize gruplara ‘terör örgütü’, terör uygulayan şahıslara ise ‘terörist’ denir.

Terör örgütü Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) hayatın neredeyse her alanını kapsayan yasaklamalarını güçlendiği bölgelere de taşıyor. Daha önce Suriye’de hâkimiyeti ele geçirdiği yerlerde müzik derslerini yasaklayan IŞİD, son dönemde tabanını genişlettiği Libya’da da müzik enstrümanlarını hedefine alıyor.

IŞİD militanları ‘İslami olmadığı’ gerekçesiyle topladığı baterileri ateşe veriyor. Libya’nın Derne kentindeki davul yakma eylemi IŞİD üyeleri tarafından görüntülenerek, internete de veriliyor. IŞİD, müzik ve müzisyenlere yönelik saldırgan davranışlarını daha önce de göstermişti. Müzik enstrümanı orgun Müslümanlara karşı hakaret olduğuna karar veren IŞİD, Suriye’de bunu çalan müzisyenlere sopalarla meydan dayağı atmıştı. IŞİD militanları, baskın yaptıkları yerlerde buldukları müzik aletlerini de parçalıyor.

İSLAM’I SAPTIRANLARLA SAVAŞ!

Geçen hafta, Beyaz Saray’da, 60 ülke temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen “Şiddet İçeren Aşırılıkla Mücadele Zirvesi”nde konuşan ABD Başkanı Barak Obama, IŞİD terörüne dikkat çekerek, “Onların ortaya koyduğu terimleri asla kabul etmemeliyiz, çünkü bunlar yalan. Onlar dini lider değil, teröristler. Biz de İslam ile savaşta değiliz. İslam’ı saptıranlarla savaştayız” dedi.

Kim söylerse söylesin, doğru söze ne denir? Obama’nın sözlerini kulak ardı edemeyiz. Biz insanlar, her zaman birçok zorlukla karşılaşıyoruz. Bu zorluklardan biri de El Kaide ve IŞİD gibi örgütlerden gelen terör tehdididir. Bu tehdit, tüm dünya için bir zorluktur.

IŞİD, Irak ve Suriye halkını, terörize ediyor, insanlıkla bağdaşmayacak zalimlikle kafa kesiyorlar, yakıyorlar. Ottowa ve Sydney’deki, Paris’teki son olarak da Kopenhag’daki ölümcül saldırıları gördük. El Kaide ve IŞİD gibi gruplar kendilerini dini liderler, İslam’ın kutsal savunucuları olarak göstermeye çalışıyorlar. Bu nedenle kendilerini İslami Devlet olarak ilan ediyorlar ve ABD, genel anlamda Batı’nın İslam ile savaşta olduğu propagandasını yapıyorlar. Gençleri radikalleştirmeye çalışıyorlar.

TERÖRİSTLER MÜSLÜMANLAR ADINA KONUŞUYOR!

Biz Müslümanlar, El Kaide ve IŞİD terör örgütlerinin ortaya koyduğu terimleri asla kabul etmemeliyiz, çünkü bunlar yalan. Onlara istedikleri dini meşruluğu da vermemeliyiz. Onlar dini liderler değil, teröristler. Hıristiyan âlemi İslam ile savaşta değil, İslam’ı saptıranlarla savaştadır.

Teröristler, onların ideolojilerini reddeden bir milyar Müslüman adına konuşamaz. Onlar, Hıristiyan veya Yahudi, Budizm’i veya Hinduizm’i temsil eden ‘Tanrı’ adına masum insanları öldüren herhangi bir deliden daha fazla İslam’ı temsil edemezler. Terörizmden ve şiddetten insanlar sorumludur. Oysaki dünya çapında sapkın yorumlamaları püskürten saygın Müslüman din adamları ve âlimleri var.

Kur’an ‘Kim masumu öldürürse insanlığı öldürmüş olur’ diyor. Bu sesler, dünya genelindeki bir milyarın üzerindeki Müslüman’ı temsil ediyor. İnsanlığın,  IŞİD ve benzeri teröristlerin gerçekten İslam’ı temsil ettiği fikrini reddeden liderlere ihtiyacı vardır. Herkes masumlara karşı şiddetin İslam’ı ve Müslümanları savunma değil, İslam’a ve Müslümanlara zarar verme olduğunu açıkça dile getirmelidir.

DAHA FAZLA DEMOKRASİ…

İnsan olarak, kendimize dürüst olmak zorundayız! El Kaide ve IŞİD grupları genç Müslümanların beynini yıkamak, onlara ulaşmak umuduyla incelikli bir şekilde propaganda yapıyorlar. Aşırılık yanlılarının dediklerinin aksine tüm inançlara kapıların açık olduğunu göstermemiz gerekiyor.

Tüm toplumu etiketlememeliyiz. Ülkeler, halklarına baskın uyguladığı, insan haklarını yok saydığı, muhalefeti bastırdığı, etnik ve dini grupları marjinalleştirdiği ya da diğerlerine kıyasla bazı dini grupları kayırdığı zaman, şiddetin ve radikalizmin tohumları ekiliyor. Eğere barışçıl çözüm mümkün değilse, radikal propaganda etkili oluyor.

Bu yüzden de asıl unsur; gerçek, kalıcı, istikrar ve kalkınmadır. Tüm ülkelerde terörizme karşı hedef; daha demokrasi değil, daha fazla demokrasi olmalıdır!

Yazı: Gümrük ve Ticaret Uzmanı Mehmet ÇARDAK

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir